TABİAT VE SAĞLIK
VİŞNE'NİN FAYDALARI
Vişnenin faydaları nelerdir? Latince adı Prunus cerasus olan vişne gülgiller familyasındandır. Kiraza benzemekle birlikte tadı kirazdan daha ekşidir.
Besin değeri kirazla benzerlik gösterir. Ancak daha düşük şeker oranına sahip olduğundan ekşi taddadır. Vişne daha çok meyve suyu, reçel, şurub, marmelad, komposto şeklinde tüketilir.
Her iklim koşulunda yetişmekte olan vişne ülkemizin de her bölgesinde yetiştirilmektedir.
Vişnenin önemli bir bölümü meyve suyu şeklinde tüketime sunulur, bir kısmı da dondurularak reçel sanayiinde değerlendirilir.
Vişne yüksek oranda beta-karoten, C, E vitamini gibi güçlü antioksidanlar içerir.
Vişnenin Yararları
Vişne, sahip olduğu vitamin ve minerallerle, birçok hastalığa karşı koruyucudur. A, C , E vitamini, potasyum, sodyum, kalsiyum ve fosfor minerallerini içerir.
American Journal of Clinical Nutrition tarafından yapılan açıklamaya göre vişne meyvesi en yüksek antioksidan içeriğe sahip besinler arasında yer almaktadır.
İçeriğinde yeralan antosiyanin vişneye antioksiadan niteliği kazandırır. Antosiyanin hücre yaşlanmasını önleyici özelliktedir. Amerikada yapılan araştırmalara göre antosiyanin kolesterol ve kan şekerinin düşürülmesi ve de karaciğerde daha az yağ birikiminde rol oynamaktadır.
Günde bir bardak vişne suyu içilmesi günlük antioksidan gereksinimini karşılayacak düzeydedir.
Mide ve karaciğerin düzenli şekilde çalışmasına yardım eder.
Vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasını sağlaması vişne yararları arasındadır.
Sindirim sistemi sağlığı için yararlıdır.
Kalp ve damar sorunlarına karşı koruyucudur.
Damar sertleşmesini önler. Kan basıncını düzenler.
Kanser riskini azaltır. Vişnede bulunan antosiyanin kolon kanseri olasılığını azaltır.
Kas ağrılarının hafifletilmesinde olumlu etkileri bulunur.
Spor egzersizlerinden hemen sonra oluşan geçici kas zedelenmelerinde, vişne içeriğindeki antosiyaninle olumlu etki gösteriyor.
Hafıza gelişimi için faydalıdır. Vişnedeki antosiyanin, beyin hücre duvarlarına en etkili şekilde nüfuz ederek antioksidan koruması sağlar.
Vişnede yeralan antosiyaninler ve bioflavonoitler iltihap giderici etkinliktedir.
Eklem kireçlenmeleri ve gut hastalığında rahatlatıcıdır.
Antosiyanin içeren vişne gibi meyvelerin, kandaki insülin seviyesini artırdığına dair tespitler yapılmıştır. Diyabet için kullanılan ilaçlar, yüksek oranda antosiyanin içeren taze vişneyle birlikte kullanıldığında, kandaki şeker miktarının kontrolünde daha etkili sonuçlar görülmüştür.
Yeterli oranda vişne tüketiminin melatoninin kandaki miktarını artırılabildiği belirtilmektedir. Melatonin uykunun düzenlenmesinde rol oynar.
Bir litre vişne suyunda 267-688 mg civarında antosiyanin yeralır.
Vişne sapı: Vişnenin taze veya kurutulmuş olan sapları da kullanılır. İdrar söktürücü etkisi vardır.
Günümüzde en faydalı ve yararlı meyvaların başında gelir faydalar bakımından sapından cekirdegine kadar renginden ve kullanım yelpazesine kadar her şeyinden yararlanılır.Zararları her meyvede oldugu gibi dikkatli kullanılmalıdır.Aksi taktirde fayda yerine zarar verebilir.
KEKİK OTUNUN FAYDALARI
Kekik Otu : Kekik sıcak bir bitkidir doğasıyla. Hepimizin içine aromasını yayar. Yapısı gereği de güneşi ve sıcağı seven bir bitkidir. Sıcak topraklarda yetişir. Bodur bir bitkidir. Türkiye'nin her yerinde yetişebilen bir bitkidir. Her yörenin kekiği farklı yapıdadır. İçeriğindeki kimyasal maddelerin oranı yetişme yerine göre değişmektedir ama genel özellikler aynıdır.
Kekik çok rahat bulunabilen bir bitkidir. Ormana çıktığınızda toplayabilirsiniz. Pazardan yaş halde alıp kurutabilir ya da marketlerden kurutulmuşunu alabilirsiniz. Evinizde saksınızda bile yetiştirebilirsiniz.
Cayının yapımı çok kolay ve ferahlatıcı bir etkisi var, sinirleri yatıştırıcı, mideyi rahatlatıcıdır. Boğaz tahrişi, öksürük, gribal enfeksiyonlarda kullanılması tavsiye edilir.
Kekik Çayı Nasıl Yapılır?
Hazırlanışı: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.
Kekik çok rahat bulunabilen bir bitkidir. Ormana çıktığınızda toplayabilirsiniz. Pazardan yaş halde alıp kurutabilir ya da marketlerden kurutulmuşunu alabilirsiniz. Evinizde saksınızda bile yetiştirebilirsiniz.
Cayının yapımı çok kolay ve ferahlatıcı bir etkisi var, sinirleri yatıştırıcı, mideyi rahatlatıcıdır. Boğaz tahrişi, öksürük, gribal enfeksiyonlarda kullanılması tavsiye edilir.
Kekik Çayı Nasıl Yapılır?
Hazırlanışı: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.
HER DERDE DEVA MAYDANOZ
Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.
Maydanoz’un Faydaları
- Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, kum, böbrek taşı ile tansiyona, şişmanlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkilidir.
Kullanımı: Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür. Günde 3 kere 1′er çay bardağı içilir.
- Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz, aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
- Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür. Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.
- Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
- Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir.
- Afrodizyak etkisi vardır. Cinsel gücü artırır.
- Sivilceli, lekeli, pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
Kullanımı: 2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür. Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir, sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır. Her gün günde birkaç kez uygulanır.
- Saçları besler, parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır.
- Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir.
Maydanozla İlgili Tarifler
Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır. Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır. Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.
Şeker Hastalığında
3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir.
Not: Maydanoz suyu 60 gr’dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir.
http://tabiattangelensaglik.blogspot.com/2010/05/maydanoz.html
Maydanoz’un Faydaları
- Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, kum, böbrek taşı ile tansiyona, şişmanlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkilidir.
Kullanımı: Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür. Günde 3 kere 1′er çay bardağı içilir.
- Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz, aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
- Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür. Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.
- Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.
- Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir.
- Afrodizyak etkisi vardır. Cinsel gücü artırır.
- Sivilceli, lekeli, pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
Kullanımı: 2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür. Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir, sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır. Her gün günde birkaç kez uygulanır.
- Saçları besler, parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır.
- Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir.
Maydanozla İlgili Tarifler
Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır. Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır. Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.
Şeker Hastalığında
3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir.
Not: Maydanoz suyu 60 gr’dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir.
http://tabiattangelensaglik.blogspot.com/2010/05/maydanoz.html
BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMENİN 10 ETKİLİ YOLU
Uyku düzeninden beslenme alışkanlığına, hava kirliliğinden D vitamini takviyesine kadar basit ama etkili önerilerle bu sonbaharı hastalıktan ve yorgunluktan uzak geçirebilirsiniz.
Sonbahar ve kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte, vücut direnci düşmeye başlıyor. Bu durum, bağışıklığın zayıflamasına ve hastalıklara karşı vücudun güçsüz kalmasına neden oluyor. Ancak, güz mevsimi sizi korkutmasın. Sonbaharda görülen hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmek için alınacak birçok önlem bulunuyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedef Altınışık bağışıklığı korumanın en etkili 10 yolunu anlattı.
Düzenli uyuyun
Bağışıklığınızı güçlendirmek için öncelikle düzenli uyumalısınız. Erken saatlerde yatıp, sabah erkenden kalkmak, sonbaharda görülecek hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor.
Hava kirliliğine dikkat edin
Sonbaharda hava aniden kuruyarak solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Viral olan bütün hastalıklar, ani ısı düşmesiyle ortaya çıkıyor. Kuru ortam ve hava kirliliği ile bütün virüsler hızla çoğalıyor. Bu nedenle, kirliliğin yoğun olduğu günlerde yanınızda atkı ya da ağzınızı kapatabilecek bir nesne bulundurmalı ve mümkünse ağız yerine burundan nefes almalısınız.
Hastalıkların tedavisini ihmal etmeyin
Bağışıklık sistemini yorduğu için mevcut hastalıkların ihmal edilmeden tedavi ettirilmesi gerekiyor. Özellikle kronik hastalığı olanlar, yaşadıkları en ufak bir şikayette bile doktorlarına danışmalılar.
C vitamini ve çinko takviyesi alın
Taze sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini, bağışıklığı güçlendiren en önemli kaynaklardan biri. Sonbaharda yetişen yeşil soğan, pırasa, kereviz gibi sebzeler, C vitamini ve antioksidan açısından oldukça zengin. Bu aylarda, içinde bağışıklığı güçlendirecek çinko maddesi bulunan bezelye, kestane, ceviz ve fındığın da tüketilmesi öneriliyor.
Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin
Eğer bir alerjiniz varsa, alerjik olduğunuzu bildiğiniz besinlerden uzak durmalısınız. Besin alerjisi olanların alerjileri genellikle sonbahar aylarında ortaya çıkıyor. Özellikle süt ürünleri ve gluten içeren besinlere karşı alerjisi olanların bu aylarda daha da dikkatli olması öneriliyor. Sonbaharda şeker kullanımında da aşırıya kaçmamak tavsiye ediliyor. Çünkü basit şeker, vücudu yorarak, bağışıklığı düşürüyor. Bol sıvı tüketimi özellikle de su içilmesi bağışıklık sistemini koruyan bir diğer önemli etken.
Egzersiz yapın
Sonbaharda ve kışta yoğun egzersiz, bağışıklığı düşüreceği için hiç önerilmiyor, Pilates ve yoga bu mevsim için önerilecek egzersiz türleri... Bu mevsimde açık havada ya da sahil kenarında egzersiz yapmak için hala şansınız var. Kapalı spor salonlarının tekdüzeliğini yaşamadan keyifle egzersiz yapabilirsiniz.
Bitkilerden destek alın
Ekinezya bitkisi vücudu hastalıklara karşı etkili bir şekilde koruyor. Ekinezyayı sadece çay olarak tüketmeniz yeterli ya da yararlı olmayabiliyor. Bu bitkiyi nasıl kullanabileceğinizi doktorunuza danışmalısınız. Zencefil de bronşları açtığı, salgıları yumuşattığı için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ancak hamilelerin zencefili tüketmemesi, diğer kişilerin de zencefil tüketmeden önce doktorlarına danışması gerekiyor.
D vitamini alın
Güneşin azalmasıyla birlikte sonbaharda D vitamini eksikliği ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, kandaki D vitamini düzeyinin saptanarak gerekli durumlarda takviye yapılması öneriliyor.
Stresten uzak durun
Bağışıklık sistemi, savunma hücreleri aracılığıyla çalışıyor. Savunma hücrelerindeki düşüş de sıkıntı yaratıyor. Stres, depresyon, aşırı yorgunluk, mutsuzluk savunma sistemini düşürüyor. İşte bu yüzden, mümkün olduğunca stresten uzak kalmak gerekiyor. Özellikle sonbaharda görülme sıklığı artan depresyon belirtilerini fark ediyorsanız, hemen bir uzmana başvurmalısınız. Unutmayın, depresyon bağışıklık sistemini derinden etkiliyor.
Grip aşısı yaptırın
Grip aşısı yaptırmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Sonbaharda nezle, grip gibi viral enfeksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve kronik hastalığı olanların grip aşısı yaptırması öneriliyor.
Sonbahar ve kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte, vücut direnci düşmeye başlıyor. Bu durum, bağışıklığın zayıflamasına ve hastalıklara karşı vücudun güçsüz kalmasına neden oluyor. Ancak, güz mevsimi sizi korkutmasın. Sonbaharda görülen hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmek için alınacak birçok önlem bulunuyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedef Altınışık bağışıklığı korumanın en etkili 10 yolunu anlattı.
Düzenli uyuyun
Bağışıklığınızı güçlendirmek için öncelikle düzenli uyumalısınız. Erken saatlerde yatıp, sabah erkenden kalkmak, sonbaharda görülecek hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor.
Hava kirliliğine dikkat edin
Sonbaharda hava aniden kuruyarak solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Viral olan bütün hastalıklar, ani ısı düşmesiyle ortaya çıkıyor. Kuru ortam ve hava kirliliği ile bütün virüsler hızla çoğalıyor. Bu nedenle, kirliliğin yoğun olduğu günlerde yanınızda atkı ya da ağzınızı kapatabilecek bir nesne bulundurmalı ve mümkünse ağız yerine burundan nefes almalısınız.
Hastalıkların tedavisini ihmal etmeyinBağışıklık sistemini yorduğu için mevcut hastalıkların ihmal edilmeden tedavi ettirilmesi gerekiyor. Özellikle kronik hastalığı olanlar, yaşadıkları en ufak bir şikayette bile doktorlarına danışmalılar.
C vitamini ve çinko takviyesi alın
Taze sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini, bağışıklığı güçlendiren en önemli kaynaklardan biri. Sonbaharda yetişen yeşil soğan, pırasa, kereviz gibi sebzeler, C vitamini ve antioksidan açısından oldukça zengin. Bu aylarda, içinde bağışıklığı güçlendirecek çinko maddesi bulunan bezelye, kestane, ceviz ve fındığın da tüketilmesi öneriliyor.
Beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin
Eğer bir alerjiniz varsa, alerjik olduğunuzu bildiğiniz besinlerden uzak durmalısınız. Besin alerjisi olanların alerjileri genellikle sonbahar aylarında ortaya çıkıyor. Özellikle süt ürünleri ve gluten içeren besinlere karşı alerjisi olanların bu aylarda daha da dikkatli olması öneriliyor. Sonbaharda şeker kullanımında da aşırıya kaçmamak tavsiye ediliyor. Çünkü basit şeker, vücudu yorarak, bağışıklığı düşürüyor. Bol sıvı tüketimi özellikle de su içilmesi bağışıklık sistemini koruyan bir diğer önemli etken.
Egzersiz yapın
Sonbaharda ve kışta yoğun egzersiz, bağışıklığı düşüreceği için hiç önerilmiyor, Pilates ve yoga bu mevsim için önerilecek egzersiz türleri... Bu mevsimde açık havada ya da sahil kenarında egzersiz yapmak için hala şansınız var. Kapalı spor salonlarının tekdüzeliğini yaşamadan keyifle egzersiz yapabilirsiniz.
Bitkilerden destek alın
Ekinezya bitkisi vücudu hastalıklara karşı etkili bir şekilde koruyor. Ekinezyayı sadece çay olarak tüketmeniz yeterli ya da yararlı olmayabiliyor. Bu bitkiyi nasıl kullanabileceğinizi doktorunuza danışmalısınız. Zencefil de bronşları açtığı, salgıları yumuşattığı için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ancak hamilelerin zencefili tüketmemesi, diğer kişilerin de zencefil tüketmeden önce doktorlarına danışması gerekiyor.
D vitamini alın
Güneşin azalmasıyla birlikte sonbaharda D vitamini eksikliği ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, kandaki D vitamini düzeyinin saptanarak gerekli durumlarda takviye yapılması öneriliyor.
Stresten uzak durunBağışıklık sistemi, savunma hücreleri aracılığıyla çalışıyor. Savunma hücrelerindeki düşüş de sıkıntı yaratıyor. Stres, depresyon, aşırı yorgunluk, mutsuzluk savunma sistemini düşürüyor. İşte bu yüzden, mümkün olduğunca stresten uzak kalmak gerekiyor. Özellikle sonbaharda görülme sıklığı artan depresyon belirtilerini fark ediyorsanız, hemen bir uzmana başvurmalısınız. Unutmayın, depresyon bağışıklık sistemini derinden etkiliyor.
Grip aşısı yaptırın
Grip aşısı yaptırmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Sonbaharda nezle, grip gibi viral enfeksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve kronik hastalığı olanların grip aşısı yaptırması öneriliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



